Silifkenin tarihi yerleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Silifkenin tarihi yerleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Ağustos 2009 Salı

Silifkenin Tarihi Yerleri 3

SİLİFKENİN TARİHİ YERLERİ 3

Tevekkül Sultan Türbesi........Göksu Deltası...........Alaaddin Camisi

Frederik Barbarossa Anıtı......TEKİR AMBARI........ATATÜRK EVİ

ALAADDİN CAMİİ
Roma köprüsünün karşısında bulunan cami, Selçuklu sultanlarından Alaaddin Keykubat döneminde yapıldığı için Alaaddin Camisi adını almıştır. Şehrin tam merkezinde olduğu için Merkez Camisi olarak da bilinir.Reşadiye Cami : Padişah Sultan Mehmet Reşat Zamanında,Nüzhet Paşa tarafından 1912 yılında yaptırılan caminin doğu vebatısında bulunan sundurmaları, başlık ve tabanlıkları Korint tarzında sütunlarla desteklenmiştir. Mermer ve kireç taşından yontulmuş bu sütunlar Silifke yöresindeki eski kalıntılardan devşirilmiştir.

FREDERİK BARBAROSSA ANITI
Roma - Germen İmparatoru Frederik Barbarossa, III. Haçlı Seferi'nde ordusu ile Filistin'e giderken 10 Haziran 1190 günü Eksiler Köyü yakınlarında Göksu Irmağı'nda boğulmuştur. 1971 yılında Alman Büyükelçiliği tarafından Frederik Barbarossa'nın boğulduğu yere yaptırılan anıt taş Silifke - Konya karayolunun 9. kilometresinde yolun hemen sağ kenarındadır. Bu mağara daha sonra IV. yy'da kiliseye dönüştürülmüştür. Hıristiyanlığın resmen kabulünden sonraki dönemlerde birçok yapı ile bezenen Meryemlik'te Mağara Kilisesinden başka, bu mağaranın üzerinde bugün sadece apsisinin bir bölümü ayakta kalan Azize Tekla Kilisesi; imparator Zenon tarafından Aya Tekla'ya ithafen yaptırılan kilise ile Kuzey Kilise; hamam, birçok sarnıç, mezarlıklar ve şehir suru kalıntıları günümüze kadar gelmiştir.

TEKİR AMBAR
Kalenin eteğinde, Bizanslılardan kalma bu su deposu 46 m uzunluğunda, 23 m genişliğinde ve 14 m  derinliğinde olup, içine doğu kösesindeki helezonik merdivenle inilmektedir. Anadolu sarnıç mimarisinde örneği az görülen Tekir Ambarı su sarnıcının tüm duvarları su sızmasını önlemek ve ayrıca anıtsal bir özellik vermek için düzgün kesme taslarla desteklenmiş, uzun kenarında 8; kısa kenarında 5 yuvarlak kemerli niş oluşturulmuştur.

ATATÜRK EVİ
Büyük Atatürk, Silifke'ye olan ilgisini burayı dört defa şereflendirerek göstermiştir. Ulu Önder, Silifke'yi ziyaretlerinden birinde burada bir çiftlik satın almış ve merkezi bu çiftlik olmak üzere bir Tarım Kredi
Kooperatifi kurulması için talimat vererek kendileri de bu kuruluşun 1 no'lu üyesi olmuştur.Atatürk, Silifke'ye ve Silifkelilere olan sevgisini, Silifke İdman Yurdu'nu ziyaretinde, şeref defterine yazdığı şu ibarelerle belirtmiştir."Silifke'ye geldiğimden çok memnunum. Beni unutmayacağınızı bilirim. Sizi kalbimden çıkarmam. Gazi Mustafa Kemal "Ata'nın Silifke'ye ilk gelişlerinde (27 Ocak 1925) gecelediği ev bugün restore edilmiş; kullandığı eşyalar sergilenerek Atatürk Evi Müzesi olarak ziyarete açılmıştır.

Sayfa 1.....Sayfa 2......Sayfa 3
UÇAN Blogları

Silifkenin Tarihi Yerleri-2

SİLİFKENİN TARİHİ YERLERİ 2
AYA TEKLA ........................KÜLTÜR EVİ............Demircili Anıt Mezar

KARAKABAKLI ...........................TAŞ HAN...........CENNET ÇÖKÜPĞÜ

AYA TEKLA
Taşucu yolu üzerinde 4. Kilometreden sağa dönülüp bir km gidildiğinde Hıristiyanlığın en eski ve en önemli merkezlerinden biri olan Meryemlik'e varılır. Meryemlik'in tarihi Azize Tekla'nın buraya gelişi ile baslar. Isa Peygamber'in havarilerinden St. Paul'ün vaazlarından etkilenen 17 yaşındaki Tekla kendini Hıristiyanlık dinine adar. St. Paul'ün bu değerli öğrencisi Konya ve Yalvaç'ta Hıristiyanlığı yaymak için propaganda yaparken paganların baskılarına maruz kalıp, öldürüleceğini öğrenince kaçıp Seleukia'ya gelir ve sonradan kiliseye çevrilen bir mağara da saklanır. Sığındığı mağaradan yöredeki insanlara çok tanrılı dine karşı Hıristiyanlık inancını yayarken mucizeler yaratarak hastaları da iyileştirir. Yine öldürüleceği bir sırada bu mağara da kaybolduğuna inanılır. Aya Tekla'nin içinde yaşadığı mağara onun kayboluşundan sonra Hıristiyanlarca kutsal sayılmış; ta ki bu din I.S. 313 yılında serbest bırakılıncaya kadar gizli bir ibadet yeri olarak kullanılmıştır.Bu mağara daha sonra IV. yy'da kiliseye dönüştürülmüştür. Hıristiyanlığın resmen kabulünden sonraki dönemlerde birçok yapı ile bezenen Meryemlik'te Mağara Kilisesinden başka, bu mağaranın üzerinde bugün sadece apsisinin bir bölümü ayakta kalan Azize Tekla Kilisesi; imparator Zenon tarafından Aya Tekla'ya ithafen yaptırılan kilise ile Kuzey Kilise; hamam, birçok sarnıç, mezarlıklar ve şehir suru kalıntıları günümüze kadar gelmiştir.
DEMİRCİLİ
Silifke - Uzuncaburç Karayolunun 7. kilometresinde, antik imbriogon şehrinin soylularına ait tek ve çift katlı anıt mezarlar vardır. Dört tanesi hemen yol kenarında bulunan anıt mezarlar İ.S. II. yy Roma dönemi kalıntılarıdır.
KARAKABAKLI
Karadedeli'nin kuzeyinde ve 7 km mesafededir. Geniş bir alana yayılmış büyük bir şehir kalıntısı vardır. Antik kentin içinden geçen taş döşeme yol üzerindeki erken Bizans dönemine ait şehir giriş kapısı ile yolun iki yakasındaki evler ve kiliseye ait kalıntılar görülebilir.
CENNET ÇÖKÜĞÜ
Bir yeraltı deresinin kimyasal erozyonla tavanın çökmesi sonucu meydana gelmiş büyük bir çukurdur. Elips biçimdeki ağız kısmı çapları 250m ve 110m olup derinliği 70 metredir. Çökük tabanın güney ucunda 200m uzunluğunda ve en derin noktası 135m olan büyük bir mağara girişi ve bu mağaranın ağzında küçük bir kilise vardır. Kilisenin giriş kapısı üzerindeki dört satırlık kitabede, bu kilisenin V.yy'da Paulus adında dindar bir kişi tarafından Meryem Ana'ya ithafen yaptırılmış olduğu yazılmaktadır. Cennet çöküğünün içine her biri oldukça geniş 452 basamaklı taş bir merdivenle inilir. Kiliseye 300. basamakta varılır. Kiliseden sonra mağaranın bitim noktasında mitolojik bir yeraltı deresinin sesi duyulur.

Sayfa 1..... Sayfa 2......Sayfa 3
UÇAN Blogları

28 Temmuz 2008 Pazartesi

Silifkenin Tarihi Yerleri-1


UÇAN BLOGLARINA HOŞ GELDİNİZ
SİLİFKENİN TARİHİ YERLERİ

Taşköprü ..................Kıbrıs Şehitliği.........Roma Tapınağı

Uzuncaburç (Diocaesarea)....Işıkkale .............Adam Kayalar

TAŞKÖPRÜ
Şehir merkezinin ortasından geçen Göksu (Kalykadn) Nehri'nin üzerindedir.I.S. 77 - 78 yıllarında Kilikya Valisi L.Octavius Memor tarafından dönemin imparatoru Vespasianus ve oğulları Titus ile Domitianus adına yaptırılmış olduğu 1870 yılında yapılan bir onarımda bulunan tas kitabeden anlaşılmaktadır.
Yedi gözü bulunan ve Roma uygarlığı örneklerinden biri olan Taşköprü, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinde onarım görmüştür.

KIBRIS ŞEHİTLİĞİ
Kıbrıs Barış Harekatında şehit düşen 454 subay, astsubay,erbaş ve er'imizin anısına Silifke - Gülnar yolunun 5.
km Çamdüzü mevkiinde bir hatıra ormanı oluşturulmuştur.1976 yılında tamamlanan ve 9 hektarlık bir alanı kaplayan şehitlikte, Atatürk Anıtı ve tören alanı ile çevresinde şehitlerimizin sembolik mezarları vardır. Her mezar yanına bir de ağaç dikilmiştir.Şehitlikte ayrıca 220 Kıbrıs Türk Mücahidi
Şehitleri anısına bir de abide bulunmaktadır.1974 KıbrısBarış Harekatında ele geçen Rum tank, top, zırhlı araç ve silahların bir kısmı burada sergilenmektedir.

ROMA TAPINAĞI
Şehir merkezinde bulunan ve doğu ile güney yanlarındaki sütun tabanlıkları orjinal şekilde korunmuş olan tapınağın uzun kenarında 14'er, kısa kenarında 8'er sütun bulunmaktaydı.
Ancak, her biri 10m boyundaki Korint başlıklı bu sütunlardan bugün sadece biri ayakta kalmış olup 3 tanesi de yıkılmış durumda yerdedir. 1980 yılında Kültür Bakanlığı'nca başlatılan kazı çalışmaları aralıklarla devam etmektedir.
I.S. II. yy'da yapılmış olduğu anlaşılan tapınak V. yy' da planında önemli değişiklikler yapılarak kiliseye dönüştürülmüştür.
I.S. V. yy'da yaşamış tarihçi Zosimos "Tapınak, ovadaki ürünlerine musallat olan çekirgelerden kurtulmak için.Güneş ve Sanat Tanrısı Apollon'dan yardim isteyen ahali tarafından, çekirgeler Apollon'un gönderdiği kus sürüsünce yok edilince O'na bir şükran ifadesi olarak yaptırılmıştır" diyorsa da Zeus adına yaptırıldığı da söylenmektedir.

UZUNCABURÇ
Mersin'in en önemli ve en iyi korunmuş tarihi kalıntıları Silifke 30 km kuzeyindeki Uzuncaburç beldesindedir. Helenistik çağda merkezi uzuncaburç'un 4 km doğusundaki (ura) olba krallığının ibadet yeri olan bugünkü Uzuncaburç yerleşim yeri, Roma döneminde, İ.S. 72 yılında imparator Vespasianus zamanında Olba'dan ayrılarak Dioacaesarea (Tanrı-İmparator Kenti) adıyla özerk, kendi adına para basabilen yeni bir site durumuna getirilmiştir.Diocaesarea'daki Zeus Tapınağı, burç ve piramit çatılı anıtmezar Selefkoslar, yani Helenistik; sütunlu cadde, tiyatro, tören kapısı, çeşme, şans tapınağı ve zafer kapısı Roma döneminden kalma yapılardır. V. yy'da hiristiyanlığın yörede gelişmesi ile Zeus.Tapınağı kiliseye dönüştürülmüş, ayrıca yeni kiliseler de yapılmıştır.
Bizans döneminin ardından Anadolu Türkleri buraya şehrin sembolü olan yüksek burcun ismini vererek "Uzuncaburç" demişlerdir.

IŞIKKALE
Karadedeli'nin kuzeyinde ve 8 km mesafededir. Aynı yol üzerinde Karakabaklı'dan 1 km sonra, erken Bizans dönemine ait iyi durumda bir bazilika, lahit, sarnıç ve gelişigüzel planlı tek katlı evlere ait kalıntılar vardır.
ADAMKAYALAR
Kızkalesi'nden Silifke'nin Hüseyinler Köyü'ne giden asfalt yolun 5. kilometresinde batıya ayrılan 2 kilometrelik yolun sonunda şeytan deresi vadisine varılır. Bu vadinin dik yamacında, kayaların yüzünde 9 niş içerisinde İ.S.II yy'dan kalma 11 erkek, 4 kadın, 2 çocuk ve bir dağ keçisi kabartması vardır.
Bazı nişlerin alınlığında Roma kartalı kabartması görülür.

Sayfa 1......Sayfa 2 ...... Sayfa 3

UÇAN Blogları