28 Temmuz 2008 Pazartesi

Silifke Halk Oyunları Bilgi

Silifke Türküleri Adını Nereden Alır ?
Silifkenin Yoğurdu :
Türkmen yaşantısında önemli yeri olan yiyecektir. Türkmenler, eski dönemlerde yoğurt yapar bunu satarlardı. Günlük yaşama girerek baş yiyecek olan yoğurt, türkü ve oyun olarak gelmiş günümüze. Yoğurt, Türkmen için geçim kaynağı olması nedeniyle büyük bir saygınlığa sahiptir. Bu saygınlık da Türkmenleri, yoğurdun bereketi için oyun oynamaya yöneltmiştir.
Türkmen Kızı :
Oyunda değişiklik olarak kaşık kullanılmaz. Bunun nedeni de ellerin yaşantısal hareketler yapmalarıdır. Oyunda Türkmen kızının inek sağmak, yayık yaymak, hamur yoğurmak gibi günlük işleri anlatmasıdır.
Keklik :
Keklik av alemlerinden doğduğu ve başarılı geçen av dönüşünde toplanarak yapılan eğlencelerden oluştuğu söylenir. Hayvanın uçuş, kalkış, sekiş ve uçmak için kanatlarını çırpış anını, korkudan geri geri çalılıklar içine çekilişini ve ıssız yerlerdeki sekişini büyük bir canlılıkla yansıtır. Kaşıklarla oynanır. Kaşık vuruşları, keklik uçuşunu, kanat seslerini ve ötüşünü canlandırır.
Tımbıllı :
Oyun yörede yeni evlenen erkeğin karısına sitemini dile getirmekte. Gelin kocasına naz etmekte, koca ise buna sitemle cevap vermekte.
Zeytin Dalları:
Bu oyunun kahramanının ismi Ali'dir. Bir olaydan dolayı dağa çıkmış, yakışıklılığı, dağa çıkış nedenin halk arasında dğa çıkmaya ve dolayısıyla erkekliğe yaraşır biçimde olması yüzünden kısa sürede çevrede adına övgülü öyküler anlatılmasına neden almıştır. Ancak bir gün jandarmalar tarafından sıkıştırılır. Saklandığı ve bir nevi yatacak yer olarak kullandığı büyük bir zeytin ağacının üzerinde uyurken vurulur. Cesedi yere düşer, tütün tabakası ile bazı eşyaları ağacın üzerinde durmaktadır. Silah sesleri üzerine halkın olay yerine geldiğini gören jandarmalar bir olaya sebebiyet vermemek için hemen ayrılıp giderler. Köylüler geldiği zaman Ali'yi al kanlar içinde yerde, tabakasını da ağacın üzerinde bulurlar. Bunun üzerine bizlere kadar gelen meşhur " Zeytin Dalları Zeybeği " öyküsü de budur işte.
Portakal Zeybeği :
Bu yöre narenciye diyarı olduğundan, portakalların toplanışında türküler söylenir ve oyular oynanır. Aldığı isim maddesel anlamda değil mecazi anlamdadır. Türkülerimizin genel olarak sözlerinde geçen meyve adları, sevgililerin; yanaklarına, dudaklarına, gözlerine, göğüslerine benzetildiği için bu zeybekte de sevgililerin göğsü portakala benzetilmiştir. Dolayısıyla ege'den Güney'e doğru yayılan zeybekler, Ege'deki kahramanlık öğesini Güney de aşk öğesiyle yumuşatmıştır.
Mandilli :
Sevgi, aşk gibi duyguların oyuna yansıyan en güzel örneklerinden biri olduğu söylenmektedir. Asıl adı mendil kelimesinden türetilmiştir. Vaktiyle düğünlerde oynatılan hafif meşrep kadınlara mendilli denilmiştir. Zaman içerisinde mendilli kelimesi değişip " Mandilli " olmuştur.
Kıbrıs Zeybeği :
Oyun Kıbrıs'a Türkmen aşiretlerinin gidip gelmesi dolayısıyla yaptıkları kahramanlıkları anlatmaktadır.Silifke Zeybeği Bilinen bir öyküsü yoktur, yörede oynandığı için bu isim verilmiştir. Çok hareketli, kıvrak ve çok figürlü bir oyundur.
Tek Zeybek :
Kahramanlık, yiğitlik üzerine hüner gösterme oyunudur. Önceleri tek kişi tarafından oynanmakta idi. Oyuncu istediği figürü özgürce yapmakta idi, şimdikine nazaran daha ağır, edalı bir oyundu. Sonraları kalabalık erkek gruplar tarafından oynanmaya başlandı ve öylece devam etti.
Çaya Vardım Zeybeği :
Bu zeybek de diğer zeybekler gibi kıvrak, hareketli ve canlıdır. Yiğitlimedir oyuncuların bolca hünerlerini gösterebilecekleri bir oyundur. Bir aşk üzerine doğmuştur. Erkeğin sevdalısına yandığı bir oyundur.
A Kızım :
Oyun genç kızlarla erkeklerin birbirleriyle cilveleşmelerini ve kur yapmalarını anlatır. Erkek kızı elinden kaçırmamak için bir başkası ile evlenmemesi için çeşitli vaadler de bulunur. Oyun kız, erkek beraberce oynanır.
Gerali :
Taşeli bölgesinin uzak dağ köyünde GERALİ isminde bir kişi yaşıyormuş. Gerali'yi herkes sever, sayar ve tanırmış. Gerali sonradan kendini ortaya atmış, bir müddet eşkiyalık yapmış, daha sonra Gerali, köyünden bir kızla evlenmiş. Anası, Babası; Acaba oğlumuz yola gelir, eşkiyalığı bırakır da dürüst bir insan olur mu? düşüncesiyle oğullarını evermişler. Gerali bir müddet Hediye isimli kızla yaşar. Aradan 2-3 ay geçer. Gerali, Hediye'nin üstüne bir kız daha alır. Böylece iki kadınla evlenir. İkinci karısının adı Duduya'dır. Gerali bu hanımlarıyla yaşar gider. Zaman ilerledikçe, yaşam koşulları güçleşir ve hanımlarla geçinemez, eksiklerine yetmez. Birine 3m kumaş alırsa, öteki bayramlık ister dururmuş. Gerali dayanamaz olmuş ve sonunda işi oyuna, türküye dökmüş. Döne döne oynamaya başlamış.
Yayla Yolları :
Bu oyun Toros Dağları üzerinde yaşayan Türkmen Aşiretlerine ait bir oyundur. İçinde Türk soyunun en eski oyun gelenekleri vardır. Daha doğrusu Orta Asya'dan gelişi bir eskiliğe sahiptir. Yaz aylarında denize gelen sıcaktan kaçan halkın, doğa dağları eteklerindeki yaylalara çekilişini genç kızların ve erkeklerin beraberce yaptıkları oyunları ve şenlikleri, kısaca yayla yollarında göç eden boyların, obaların göç alemlerini yaşatan, onların coşkularını dile getiren bir oyundur.Erkek ve kızların beraber oynadıkları gibi sadece erkekler tarafından da oynanmaktadır. oyun daire biçimde oynanır ve türkülüdür.
Sallama :
Bu oyun göç sırasında yaylaya göç eden katarın, yörenin coğrafi yapısına uygun olarak bir sağa bir sola dönerek sallana sallana gitmesinden kaynaklandığı söylenmektedir. Bu oyunun içindeki yüzme figürü de bize oyunun denizle olmasa bile suyla bir ilişkisi olduğunu düşündürmektedir. Çok eski dönemlerde Göksu'nun şiddetle esen poyrazla can aldığı söylenmektedir. Bu da bize halkın sudan etkilendiğini gösterir. İyi yüzme bilmeyenlerin, Göksu da boğulmaları, ölümden korkan halkın etkilenerek, suyun can alıcılığından kurtulmak için iyi yüzme bilmek istemini, oynanan oyunda dile getirilmiştir.
UÇAN Blogları

Dikkat!
Görüntü ve Bilgiler Alıntıdır Telif Hakkı İle Korunuyor Olabilirler.

Hiç yorum yok: